Çocuklarda Anksiyete Bozuklukları: Panik Bozukluk

Çocuklarda anksiyete bozuklukları, tedavi edilmedikleri sürece ergenliğe ve yetişkinliğe doğru uzanabilecek zorlu ve yorucu bir yolculuğun başlangıcı olabilir. Bu yolculuğu başında fark etmek ve önlemek daha kolayken alınabilecek önlemleri almanızı öneririm. Eğer burada yazılanlar size tanıdık geliyorsa mutlaka bir uzman görüşü alın.

Panik Atak ve Panik Bozukluk Nedir?

Panik atak, kişinin tehlike altında olduğunu hissettiği anlarda beyninde yer alan alarm sisteminin devreye girmesi sonucu kendisini koruma altına almak amacıyla ortaya çıkan fiziksel tepkilerdir. Panik bozukluk, bu tepkilerin bir tehlike olmadığı anlarda da ortaya çıkması ve kişinin sıklıkla ‘alarm modunda’ hissetmesi durumudur. Panik atak kalbin çok hızlı atması, ellerin terlemesi, nefessiz kalmak, mide bulantısı, bayılma ya da baş dönmesi gibi farklı şekillerde yaşanabilir. Genellikle panik atak yaşayan kişinin aklından aklını kaybetmek, ölmek gibi çok korkutucu ihtimaller geçer, ve bu düşünceler kişinin paniğini daha da tetiklerler.

Panik bozukluk çocuklarda çok sık görülen bir durum değildir. Görüldüğü zamanlarda travmatik bir yaşantıdan dolayı ortaya çıkabileceği gibi kuvvetli genetik yatkınlıklardan ötürü de ortaya çıkabilir. Yaygın anksiyete bozukluğusosyal anksiyete ve spesifik fobisi olan çocuklarda panik bozukluğun ortaya çıkması olasıdır.

Panik bozukluk yaşayan kişilerin pek çoğu kendilerini güvende tutmak için dışarı çıkmaktan ve sosyal aktivitelerden kaçınma davranışları gösterirler, bu duruma agorafobi denir. Çocuklarda agorafobi sıklıkla okula gitmekten ya da dışarı çıkmaktan kaçınma olarak ortaya çıkar.

Panik Anında Beynimizde Neler Olur?

Solunum, dolaşım sistemi gibi fonksiyonlarımızı ve istemsiz hareketlerimizi yöneten sistemimizin adı otonom sinir sistemidir. Otonom sinir sistemimiz parasempatik ve sempatik sinir sistemi olarak ikiye ayrılır. Parasempatik sinir sistemi acıktığımızı, yorulduğumuzu, yani temel ihtiyaçlarımızı hissettiren sistemdir. Sempatik sinir sistemi ise tehlike anında hayatta kalmamız için devreye giren sistemdir. Otonom sinir sistemimiz ihtiyacımıza göre gerekli sistemi devreye sokar.

Panik anında sempatik sinir sistemimiz, beynimizin ortasında yer alan ve korku, öfke gibi duyguların merkezi olan amigdala ile birlikte devreye girer. Alarm moduna giren vücudumuzda kaçmaya ya da savaşmaya hazır hale gelmek için adrenalin ve noradrenalin (epinefrin ve norepinefrin) hormonları salgılanmaya başlar.

Bu alarm modu, gerçek tehlikenin olduğu durumlarda bizi hayatta tutmaya yarayan harika bir sistemdir. Panik bozukluk yaşamayan kişilerde bu sistem iyi bir denge ve bütünlük içerisinde çalışır. Nefes alışverişi gerektiği zamanlarda yavaş, gerektiği zamanlarda hızlıdır. Tüm fiziksel tepkiler anın gerekliliklerine uygun olacak şekilde düzenlenir. Tehlikeli bir durum olduğunda gerekli alarm sistemleri devreye girer, tehlike geçtiğinde normal moda geri dönerler.

Fakat panik bozukluk, bir tehlikenin olmadığı durumlarda bedenimizin sanki bir tehlike varmışçasına yanıt vermesine, bu alarm modunun sık sık tekrar etmesine neden olur. Uzun süre alarm modunda olduğumuzda beynimizdeki amigdala bölümü gereğinden fazla çalışır, vücudumuzda çokça stres hormonu salgılanır, dolayısıyla fiziksel olarak yorulur ve psikolojik hasar görmeye başlarız.

Bu Göstergeler Kritik Olabilir:

Aşağıdaki durumlar çocuğunuzun panik bozukluk yaşadığına işaret edebilir.

  • Bir anda ortaya çıkan ve 5-10 dakika devam eden kontrolsüz ve yüksek panik hali, panik yaşadığı ortamdan hızlıca kaçma ve uzaklaşma isteği
  • Panik anında bayılma, titreme, mide bulantısı, baş dönmesi, kekeleme ve boğulma hissi gibi fiziksel semptomlar yaşaması
  • Panik anında kontrol edilmesi zor ağlama krizleri yaşaması, ağlamaktan kusması
  • Panik anında rüyadaymış gibi gerçekdışı hissettiğini, bedeni üzerinde kontrolünün olmadığını belirtmesi, aklını kaybetme korkusu yaşaması
  • Panik yaşama korkusu ile dışarı çıkmak istememesi, sevdiği aktivitelere olan ilgisini kaybetmesi, sosyal ortamlarda geri çekilmesi

Çocuklarda Panik Bozukluk ve Panik Atak Nasıl Tedavi Edilir?

Panik atak tedavisinin genellikle psikoterapi ve ilaç tedavisi olmak üzere iki ayrı kolu olur. İlaç tedavisi, beyinde panik atağa sebep olan kimyasal ve hormonel bozuklukları düzenlemeyi hedefler. Panik atak tanısı konulan durumların pek çoğunda ilaç tedavisi gerekir; bu sebeple tedavi sürecinde psikiyatrist ve psikoterapist bir arada çalışırlar.

Psikoterapi, çocuğun panik atağın ne olduğunu tanımasını, buna nelerin sebep olduğunu anlamasını ve bu anlarda kendisini sakinleştirmeyi başaracak, beden kontrolünü artırmasına yarayacak teknikleri öğrenmesini hedefler. Psikoterapinin bir diğer hedefi, çocuğun yaşadığı ataklardan kalıcı psikolojik hasar almaması, travmaya uğramaması, kimliğini ve yaşamını bu sorunun etrafında tanımlamaması ve kendine güvenini yüksek tutmasını sağlamaktır; çünkü panik atak yaşayan çocukların büyük bir çoğunluğu yaşadıklarından dolayı kendilerini güvensiz ve güçsüz hissetmeye eğilimlidirler.

Paniğin korkutucu olsa da zararsız bir durum olduğunu, sadece beynimizin tehlikeli olarak gördüğü bir duruma verdiği normal ve doğal bir tepki olduğunu öğrenmek çocuk için rahatlatıcıdır. Çocuklar bunu öğrendiklerinde kendilerini ‘suçlu’ ve ‘hasarlı’ görmemeye başlarlar. Dolayısıyla paniğin neden ve nasıl ortaya çıktığı, panik sırasında beynimizde neler yaşandığı üzerine çocuğun yaşına uygun bilgilendirici çalışmalar da psikoterapi sürecine dahil edilir. Bunun yanı sıra, çocuğun bedeni üzerinde farkındalığını ve kontrolünü artıracak oyunlar ve rahatlama egzersizleri de panik anında yaşadığı ‘fiziksel kontrolsüzlük’ hissini yenmesini, bedeninin pek çok şeyi başarabileceğini görmesini hedefler.

Çocukların panik atak tedavisinde kullanılabilecek pek çok farklı yaklaşım vardır; oyun terapisi, EMDR, bilişsel-davranışçı terapi ve hipnoterapi bunların en yaygın olanlarıdır. Uzmanınız hangi tekniği nasıl kullanılacağını çocuğunuzun yaşadığı zorluklara ve mizacına göre belirler. Fakat çocuklar ile uygulanan tüm tekniklerin temelinde mutlaka oyun yatmalıdır.

Çocuklarda Fobiler Nasıl Tedavi Edilir?

Çocuklarda fobi tedavisi, çocuğun mizacına, yaşadığı korkunun niteliğine ve nedenlerine göre değişebilir. Fobi tedavilerinde sadece psikoterapi uygulanabileceği gibi, gerektiği durumlarda psikiyatrist tarafından ilaç tedavisi de düzenlenmesi gerekebilir. Bu karar çocuğun fobisinden ne derece etkilendiğine ve psikoterapiden ne derece fayda sağladığına göre değişebilir.

Fobilerin tedavisinde kullanılan psikoterapi yöntemleri, panik atak tedavisinde kullanılan yöntemlere benzer. Çocuklarla yapılan tüm psikoterapi çalışmalarında olduğu gibi fobi tedavilerinde de yapılan tüm uygulamalar oyun tabanlıdır ve farklı psikoterapi yaklaşımları oyun ile birleştirilerek uygulanır.

Psikoterapide amaç, çocuğun yoğun korku yaşadığı durumlar ile ilgili düşünceleri-duyguları-davranışları üzerindeki farkındalığının ve kontrolünün artması, varsa hatalı algılarının ve kayıtlarının üzerinden geçilmesi, eğer çocuk travmatik bir yaşantıdan dolayı fobi yaşıyorsa bu travmanın etkilerinin iyileştirilmesidir. Bunun için bilişsel-davranışçı tabanlı oyun terapisi ile sanat ve meditasyon tabanlı rahatlama çalışmaları psikoterapi sürecine eklenir. Bunların yanı sıra EMDR, hipnoterapi ve çocuğun hazır olduğu ölçüde yüzleştirme ve duyarsızlaştırma teknikleri de uygulanarak fobilerine yaklaşabilmesi ve deneyimleyerek üstesinden gelebilmesi planlanabilir.

YAZAR

Pelin Ulutaşlı, M.A.

Yeni Terapi’nin kurucusudur. Çocuklar, gençler ve ebeveynlere yönelik psikolojik danışmanlık ve psikoterapi hizmetleri sunar.

  +90 (216) 407 1222
pelin@yeniterapi.com

İletişime Geçin

Çalışmalarımız hakkında daha detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için bizimle  iletişime geçebilirsiniz.