Dünyaya Sarılmak İster Gibi Hissedebilmek

Kitabın sonu.. Birkaç yıl önce, aldığım bir travma eğitiminin ardından, çok sevdiğim birine, eğitimde yaşadığım önemli bir anı anlatmıştım. Şakayla karışık, “ne eziyet ediyorsunuz kendinize böyle..” demişti de gülüşmüştük. (Bunun bir espri olduğu fikrinde birlikteyiz). İnsan travmalarını iyileştirmeye çalışırken eziyet çekiyor gibi görünüyor.

İnsan halbuki asıl eziyeti her gün, hem kendi, hem tüm dünya, yıllar boyu iyileşmemiş yaralar taşıdığından çekiyor.

Kitabın son sayfasında Shapiro diyor ki:
“10 yaşında bir kız çocuğunun travması işlemlendikten sonra (yani iyileştikten sonra diyelim) dediği gibi…
Tüm dünyaya sarılmak ister gibi hissetmiyor musun?”

Önce kendi 10 yaşındaki çocuk halim tüm dünyaya sarılmak ister gibi

hissetsin diye.. sonra diğer insanların 10 yaşındaki halleri.. sonra

sevdiklerim ve onların sevdikleri.. ülke.. dünya.. dönüp

dolaşıp bana ve benim çocuk halime dönen ve benden tekrar yola çıkıp dünyaya, insanlığa doğru devam eden bir iyilik hali. Okyanus var diye damlalar, damlalar var diye okyanus..

Asıl eziyet, işin eziyet gibi görünen, gözyaşıyla dolu kısmı değil. Asıl eziyet iyileşmemiş kendimizle, iyileşmemiş dünyada var olmaya çalışırken yaşadıklarımız. Dünyayı kucaklamak ister gibi hissedemeden yaşayıp gidişimiz.. asıl bu.

Bu son sayfa bana bunları getirdi.

YAZAR

Pelin Kılıç Ulutaşlı, M.A.

Pelin Ulutaşlı, M.A. Uzman Psikolog & Psikoterapist