Çocukluk Çağı Travmalarının Ruhsal Etkileri

Çocukluk çağındaki deneyimlerimiz ileri yaşlarımızdakine nazaran benliğimizde daha büyük bir etkiye sahiptir. Çocukluk dönemindeki deneyimler, her zaman bir anı olarak tüm görselliği ya da yarattığı duyusal etkilerle hatırlanamasa bile karakterimiz, dünya görüşümüz ve ilişkilerimiz üzerinde etkilidir. Peki çocukluk deneyimlerini bu kadar etkili kılan nedir?

Çocukken kendimize ve dış dünyaya dair inançlarımız, düşüncelerimiz henüz tam olarak şekillenmemiştir. Her bir yeni deneyim bu tanıma sürecinde önemli bilgiler olarak kaydedilir. Çocukluk döneminde beyin gelişiminin hızlı bir şekilde devam ettiği de düşünüldüğünde aslında her yeni deneyim beyine yeni nöron ağları oluşturan bir veri olarak giriş yapar. Gözlemleyen, soran, dinleyen ve deneyimleyen çocuk tüm bunların birleşimiyle kendisini ve çevresindekileri anlamlandırabilmek için içsel bir yapı oluşturmaktadır.

Çocukluk çağında olumlu pek çok deneyim gibi olumsuz deneyimler de yaşanabilmektedir. 18 yaşından önce deneyimlenen bazı durumlar çocukluk çağı travmaları (ÇÇT) olarak adlandırılmaktadır. Bu durumlar çocukluk döneminde ihmale, fiziksel, duygusal ve cinsel istismara maruz kalma, şiddete tanıklık etme, ebeveynin kaybı, ebeveynden ayrı kalma, ebeveynlerin boşanması gibi ailevi olaylar ya da göç, kazalar, doğal afetler gibi dış dünyada meydana gelen olaylar olarak gösterilebilir. Örnek verilen bu travmaların ortak noktası çocuğun fiziksel, ruhsal, cinsel ya da sosyal açıdan zarar görmesine sebep olması ve çocuğa gelişimsel bir engellenme yaşatmış olmasıdır.

Travmatik olayların kişi tarafından atlatılması, yaşantının güçlüğü, bulunulan koşullar, destek mekanizmaları ve kişilik özelliklerine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Çocuklukta yaşanan travmatik olayların kişi üzerinde bıraktığı kısa ve uzun vadeli etkiler pek çok araştıma tarafından ortaya konmaktadır. Bu etkileri “ruhsal etkiler “ve “bedensel etkiler” olarak iki başlık altında incelemek mümkün. Bu yazıda daha çok ruhsal etkilerinden bahsedeceğim.

Çocukluk çağı travmaları, çocuk bilincinin anlamandırmakta zorlandığı ve destek alınmazsa sonrasında ciddi ruhsal sorunlara sebep olabilen olaylardır. Travmatik olay sonlandıktan sonra çocuk öncelikle kısa vadede bazı psikolojik semptomlar gösterir. En büyük zorluğu duyguları fark etme, tanımlama, ifade etme ve düzenleme alanlarında yaşar. Depresif ruh hali, kaygı, yoğun üzüntü, utanç, suçluluk, özsaygıda düşüş, yeni sosyal ilişkiler kurmada güçlük, önceden kazanılmış becerilerin yitimi, dikkat eksikliği bu etkilerden bazılarıdır. Çocuk, daha küçük yaş davranışlarında bulunabilir (bebeksi konuşma, bakımverene yapışma, parmak emme vb). Daha büyük yaştaki çocuklar alkol ve madde kullanımı, sağlıksız cinsel aktiviteler ve riskli davranışlarda bulunabilirler.

Çocukluk çağı travmalarının kişilerdeki uzun vadeli ruhsal etkilerini inceleyecek olursak karşımıza pek çok psikiyatrik rahatsızlığa yakalanmada bir eğilim görüldüğü sonucu çıkıyor. Travmatik olaya birden çok defa maruz kalan çocuklar yetişkinlikte psikiyatrik rahatsızlıklara yakalanmak konusunda, bir defa maruz kalanlara göre daha yüksek bir orana sahip oluyorlar. Ayrıca araştırmalara göre bazı travma türleri ile ruhsal sorunlar arasında bağlantılar bulunuyor. Örneğin, cinsel ve fiziksel istismara maruz kalma ile sınırdurum kişilik bozukluğu arasında güçlü bir ilişki bulunuyor. Diğer yandan travma sonrasında yaşanan benlik saygısında düşüş ve umutsuzluğun depresyona sebep olduğu düşünülüyor. Çocukluk çağı travmalarının yetişkinlikte ilişkili bulunduğu diğer sorunlar ise travma sonrası stres bozukluğu, kaygı bozuklukları, yeme bozuklukları, somatizasyon bozukluğu, psikotik bozukluklar olarak sıralanabilir.

Tüm bunlar göz önüne alındığında, çocukluk çağı travmalarına yönelik önleyici çalışmaların ve travma sonrasındaki destek mekanizmalarının devreye girmesinin, çocukların yetişkinlik hayatlarında bahsedilen ruhsal problemleri yaşamamaları konusunda ne kadar önemli olduğu görülüyor.


Kaynakça:

https://www.nctsn.org/what-is-child-trauma/about-child-trauma
https://www.acesconnection.com/blog/the-developing-brain-and-adverse-childhood-experiences-aces
Çelik, F. G. H., & Hocaoğlu, Ç. (2018). Çocukluk çağı travmaları: bir gözden geçirme. Sakarya Tıp Dergisi8(4), 695-711.
Li, X., Wang, Z., Hou, Y., Wang, Y., Liu, J., & Wang, C. (2014). Effects of childhood trauma on personality in a sample of Chinese adolescents. Child abuse & neglect38(4), 788-796.

YAZAR

Begüm Efeoğlu

Begüm Efeoğlu

Psikolog
Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Öğrencisi

Blog yazıları yazar, araştırma projelerinde ve diğer çalışmalarda destek sunar. Bir yandan yüksek lisans eğitimine devam etmekte ve süpervizyon altında çocuk-ergen danışan görmektedir.